Aylık arşivler: Nisan 2008

nükleer istemiyoruz …

aldım sazı elime gidiyorum , bu bugün dördüncü yazım . yazılar önem itibariyle en önemlisi diye bunu en sona  bıraktım. galatasaray -fenerbahçe maçı önemli değil , yenen yenilen kim olursa olsun .chp ‘de kim gelirse gelsin ilerisi için pek bişey farketmiycektir belkide , 1 mayıs emekçilerin ısrarı ile kutlanmaya çalışılcaktır ,gine izin verilmiycek . yazımdada dediğim gibi kimsenin burnu bile kanamasında … ama nükleer olayı hepsinden önemli bence. çernobil’i görüyoruz . etkilerini , yitirdiklerimizi , yaşadıklarımızı… hastanelerde artan kanser vakalarını. kanserden kaybettiğimiz tanıdıklarımızı. Okumaya devam et

dünya’da 1mayıs ,Türkiye’de 1mayıs..

Türkiye’de 1mayıs 77’de kanlı 1mayıs olarak tarih’e geçti maalesef. 12 eylül sonrası yasaklandı ,93’ten sonra tekrar kutlanmaya başladı. ama ben anlayamadım halandaha neden taksim’de kutlanılmasına izin verilmediğini. yada oraya bırakın kutlamak istemelerini ,çicek atmak için, ölenleri anmak için gidildiğinde bile bütün İstanbul caddelerini ,trafiğini bütün herkes sokağa dökülmüşte , bu dökülenlerde İstanbul halkı eziyet çeksin diye eylem yapılıyormuş gibi bir hava estirilmesini. ortalığı geren ,trafiği tıkayan emmiyet güçleri , bu apaçık ortada . televizyonda izliyoruz ,polisler bazı sahnelerde eylemcilerden kat kat kalabalık oluyor. televizyonlarda aslında olayı eylemcilere atmak istiyorlar bıyık altından, ama bazen öyle görüntüler oluyor ki , hiç alakası olmayan insan yada görevini yapan kameraman da olaydan nasibini alınca objektif olmak zorunda kalıyorlar.

nese önümüzdeki günlerde görecez bakalım ne olacak ne bitecek…

özgürlük ,demokrasi diyen iktidarın birkez daha “takke düştü ,kel göründü” durumunu göreceğimiz kesin. türbana özgürlük , ama 1 mayıs’a hayır , yada özelleştirmelere , tersanelerde işçilerin ölmesine “EVET” politikalarına devam . yada ” ÜÇ ÇOCUK” var ,taze gündem.

demokrasinin işine geldiği gibi kullanıldığını önümüzdeki günlerde tekrar göreceğimiz şüphesiz… inşallah kimsenin burnu kanamadan ,alakasız insanların canı yanmadan bu sene ve önümüzdeki senelerde 1 mayıs’ı atlatırız.

her olayda ,yok avrupada şu var bu var, nükleer şurda var , polisin yetkileri orda sınırsız , şurda kamu kuruluşu yok herşey özel sektörde diyenlerin de 1 mayıs için birazda o dedikleri ülkeleri 1 mayıs uygulamalarında örnek almalarını tavsiye ederim.

mesele tatilse,zaten Türkiye’de tatil çok demeyin , 1 günlük tatil kimseye koymaz , zaten işimiz gücümüz tüketmek, tüketim toplumu olmadık mı ?, 1 günlük tatilde tüketmeyiz işte…

işte dünyada 1 mayıs’ın tatil olduğu ülkeler;

-Avrupa (Toplam 43 ülke): Almanya, Andora, Arnavutluk, Avusturya, Belçika, Bolerus, Bosna Hersek, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Karadağ, Letonya, Liechtenstein, Litvanya, Luksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldova, Monaco, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, San Marino, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Ukrayna, Yunanistan,

-Asya (Toplam 30 ülke): Ermenistan, Bahreyn, Bangladeş, Kamboçya, Çin, Doğu Timor, Hong Kong, Hindistan, Endenozya, Irak, Filistin, Kazakistan, Kırgızistan, Laos, Lübnan, Malezya, Myanmar (Burma), Nepal, Kuzey Kore, Pakistan, Filistin, Filipinler, Singapur, Güney Kore, Sri Lanka, Suriye, Tayvan, Vietnam, Yemen, Japonya,
Amerika (Toplam 21 ülke): Arjantin, Bolivya, Şili, Kolombiya, Ekvator, Guyana, Paraguay, Peru, Surinam, Uruguay, Venezüella, Küba, Belize, Costa Rika, El Salvador, Meksika, Honduras, Nikaragua, Panama, ABD, Kanada.
-Afrika (Toplam 38 ülke): Cezayir, Angola, Benin, Botswana, Burkina Faso, Burundi, Çad, Kongo, Mısır, Eritre, Etiyopya, Gabon, Gambia, Gana, Kenya, Lesato, Madagaskar, Malawi, Mali, Marutanya, Fas, Mozambik, Namibya, Nijer, Nijerya, Raunda, Senegal, Somali, Güney Afrika, Swaziland, Tanzanya, Togo, Tunus, Uganda, Batı Sahra, Zambia, Zimbabwe
-Okyanusya (Toplam 3 ülke): Avustralya, Yeni Zelanda, Vanatu.

neden 1mayıs?

Bir proleter bayram gününü, sekiz saatlik iş gününü elde etme aracı olarak kullanma düşüncesi ilk kez Avustralya’da doğdu. Avustralyalı işçiler, 1856’da, sekiz saatlik işgünü lehinde gösteriler yaparak, toplantılar ve eğlenceler düzenleyerek, hep birlikte bir günlük iş bırakmaya karar verdiler. Bu kutlamanın yapılacağı gün olarak da 21 Nisan tarihi saptandı. Avustralyalı işçiler bu kararı, yalnızca 1856’da uygulamaya niyetlenmişlerdi. Ama bu ilk kutlamanın Avustralyalı proleter kitleler üzerinde çok büyük etkisi oldu, onları canlandırıp yeni bir heyecana yol açtı ve bu kutlamanın her yıl tekrarlanmasına karar verildi.

Gerçekten işçilere, kendi kendilerine kararlaştırdıkları bir anda, kitle halinde işi bırakmaktan daha fazla cesaret ve kendi gücüne güven duygusunu ne verebilirdi? Fabrikaların ve atölyelerin ebedi kölelerine, kendi öz birliklerini toplamaktan daha fazla ne cesaret verebilirdi? Böylece, proleter bir kutlama günü düşüncesi hızla benimsendi ve Avustralya’dan diğer ülkelere yayılmaya başladı, ta ki sonunda tüm proleter dünyayı fethedene dek.

Avustralyalı işçilerin örneğini ilk izleyen Amerikalılar oldu. 1886’da l Mayıs’ın evrensel bir iş bırakma günü olmasına karar verdiler, l Mayıs’ta 200 bin Amerikalı işçi iş bıraktı ve 8 saatlik işgünü talebinde bulundu. Daha sonra uygulanan polisiye ve yasal baskılarla, işçilerin bu ölçekte bir gösteriyi tekrarlaması birkaç yıl engellendi. Yine de 1888’de bu yolda yeniden karar aldılar ve gelecek gösterinin l Mayıs 1890’da olmasını kararlaştırdılar.

Bu sırada Avrupa’daki işçi hareketi de güçlendi ve canlandı. Bu hareketin en güçlü ifadesi, 1889’da toplanan Uluslararası İşçiler Kongresi oldu. 400 delegenin katıldığı bu Kongrede, sekiz saatlik işgünü talebinin en başta yer alması gerektiği yolunda karar alındı. Bunun üzerine Fransız sendikalarının temsilcisi, Bordeaux’lu işçi Lavigne, bu talebin tüm ülkelerde evrensel bir iş bırakma ile dile getirilmesini teklif etti. Amerikan işçilerinin temsilcisi, yoldaşlarının l Mayıs 1890’da grev yapılması yolunda aldığı karara dikkat çekti ve Kongre bu tarihte uluslararası bir proletarya gününün kutlanmasına karar verdi.

Otuz yıl önce Avustralyalı işçiler, aslında yalnızca bir günlük kutlama düşünmüşlerdi. Kongre, tüm ülkelerin işçilerinin, l Mayıs 1890’da sekiz saatlik işgünü için, hep birlikte gösteriler yapmasını kararlaştırdı. Kimse bu kutlamanın daha sonraki yıllarda da tekrarlanmasından söz etmedi. Doğal olarak, kimse, bu düşüncenin bir şimşeğin çakışı gibi başarı kazanacağını ve işçi sınıfı tarafından kısa zamanda benimseneceğini önceden göremezdi. Bununla birlikte, l Mayıs’ın her yıl kutlanacak sürekli bir kurum haline getirilmesinin gerekliliğini herkesin kavraması ve hissetmesi için, l Mayıs’ın yalnızca bir kez kutlanması yeterli oldu.

CHP’nin ” demirbaşı “olarak devam edecek sanırım!!

siyaset denen müesese o kadar kirlenmiş ki artık , meşhur laf varya “at izi ,it izine karıştı” diye . gerçektende öyle. bakıyosunuz iktidar partisi daha yeni icraatı olan ATV-SABAH GRUBU’nu kamu bankaları desteği ile kendi kankasına teslim etti. tamamem “RANT” olayımı ne bu siyaset? . ben hiç görmedim ,iş adamı olmayan bir milletvekili. kesin!! ya otoparkı ,ya bankası ,ya hastanesi ,ya alışveriş marketleri zinciri , ya yumurta fabrikaları ,ya da oğullarının “GEMİCİK”leri var. Okumaya devam et

galatasaray-fenerbahçe maçına doğru şampiyonluk yarışı..

son günlerde ülke gündemi zaten müsait abuk sabuk mevzuları konuşmaya , gine en az önümüzdeki hafta çarşamba’ya kadar gündemi işgal edecek mevzu hazır durumda. mesela Galatasaray 17mayıs 2002 de UEFA kupasını aldığında akaryakıt’a hatrı sayılır bir zam yapılmıştı. günümüzde de birşey değişmiş değil , Fenerbahçe Chelsea ile oynamadan önceki gün de akaryakıt’a zam yapıldı , haber bültenlerinden zaten azcık ne yapılmak istendiğini anlamak isteyen birisi nereye varılmak istediğini çıkartabilir. Okumaya devam et

google earth 4.3 sürümü çıktı.(yeni sürüm)

BÜTÜN Dünya’yı izlemenizi sağlayan google earth’ün yeni sürümü 4.3 yayımlandı. Yeni sürümde daha önceki özelliklerine ek olarak ışık efektleri, gece ve gündüz seçenekleri gibi birçok yenilik tanımlandı. Dikkat çeken en önemli özellik ise belirlenmiş noktalar için sokak görünümünü seçebilme. Okumaya devam et

23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramınız kutlu olsun..

günlük’te kendini aynı şeylerle tekrarlamamak adına ,her sene olan anma ,saygı ,ölüm yıldönümü gibi etkinliklere yer veriyorum yada yer vermiyorum yeni bir şey bulamadıysam. yazacak birşey bulamadıysam yada fırsat olmadıysa yayınlayamıyorum o günlerde birşeyler. mesela 8 mart dünya kadınlar günü ,yada Mahir Çayan’ların kızıldere’de öldürüldüğü gün. bunun gibi birçok birbirinden anlamlı ,değerli günlerimiz var . Okumaya devam et

Zülfü Livaneli’den Ülke geleceğine dair tahminler…

sık sık günlük’te yer veriyorum Zülfü Livanelinin yazılarına. yazılarınını tekrar burda anlatmama gerek yok.mail yoluyla gelen yazıyı sizlerle paylaştım  , okumanızı tavsiye ediyorum , anlayan anlıycaktır ne demek istediğimi , üstad’ın ne demek istediğini. Okumaya devam et

büyük dosyaları e-mail(posta) olarak atmak

önceden 1mb alanlar alabiliyorduk  e-mail servsilerinden. sonra gmail çıktı mertlik bozuldu . ilk 100mb olarak başladı ,şimdi her saniye artarak devam ediyor . ardından peşi sıra hotmail ve yahoo da alanlarda artırıma gittiler .ama bu bizim upload edeceğimiz alanın kısıtlı olmadığı anlamına gelmiyor tabiyki. hafıza olarak çok büyük dosyaları upload edemiyoruz bildiğim kadarıyla.(gmail denemelerimde belli bir zaman sonra hata veriyordu ). Okumaya devam et

beyazperde’de yeni vizyona giren filmlere devam…

son zamanlarda hep yerli filmlere yer vermişim . pek bir amacım olmamakla beraber nasıl olsa yabancı filmlere gidiliyor diye düşünmüş olduğumdan olacakki yerli filmlere bir seyirci bile katkı yapmış olmayı düşünerek yayınlamış olmalıyım.

genelde tv’de , sinema’da yada internette gördüğüm izlediğim filmleri paylaşıyorum sizlerle. fragmanı hoşuma gidiyor ,yada filmin içindeki msj ,anlatılan şey, kurgusu . mesela son olarak izlediğim yerli film “son ders:Aşk ve Üniversite ” izlediğim en güzel 5 yerli film arasında yerini aldı. Okumaya devam et

elma kesilince neden sararır?

Meyve ve sebzelerin bazılarında kesildiklerinde, kabukları soyulduğunda veya herhangi bir şekilde zedelendiklerinde farklı tonlarda renk değişimleri oluşur.bunuda hep merak etmişimdir neden sararıyor diye , sırf elma değil , armut, ayva, patates gibi birçok sebze ve meyve bu özelliği gösterir. ufak bir araştırmadan sonra enzimlerin bu olayın kaynağı olduğunu öğrendim . her bir hücrede binlerce enzim olduğunu biliyoruz. Okumaya devam et