Aylık arşivler: Eylül 2008

kalabalık ülke gündemi 3

sarmış olcak ki beni ,seri filmler gibi yazı’nın 3. kısmını yazmaya başladım. mezvu da bol tabiyki . deniz feneri ,ergenekon, “fırat-kılıçdaroğlu” tartışması , anlam veremediğim “ahlak zabıtalığı” ,nükleer santral ihalesi , çılgınca yağan yagmur ,fırtına sonucu oluşan gemi kazaları ,fırtına olmadan oluşan gemi kazası . Okumaya devam et

Kartal Abi Bu Kez Kaybetti…

Kartal Abi… Kazım Kanat… Küpeli, fötr şapkalı, bir yanı sanatçı bir yanı sporcu Kazım Abi bu kez rövanşı olmayan bir maçı kaybetti ve hayat turnuvasından elendi…

Beşiktaş yorumcusu, Beşiktaş yazarı, Beşiktaş taraftarı Kazım Kanat 1999 yılında yakalandığı akciğer kanserine herkese ders verircesine meydan okuyordu. Hatta yendi bile… Okumaya devam et

Bu yazı spor kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

Bir “Çınar” Daha Devrildi!

Birkaç gün önce sizlere yazacaktım. “Ne kadar hayırsız, unutkan ve hızlı tüketen bir toplumuz” diye. Hayat’ını tiyatroya adamış ve onlarca belki yüzlerce yeni tiyatrocu yetiştirmiş olan Hadi Çaman bir bakım evinde kimsesiz bir biçimde yaşıyordu hastalığını. Ziyaretine giden bir kaç kişi ve yardımda bulunan bir-iki kişi dışında kimsesi yoktu yanında. Hadi Çaman henüz 65 yaşında kapıldığı ALS hastalığına, kalp ve solunum yetmezliğine yenik düştü. Okumaya devam et

Size bu cesareti verenlerin “Allah Cezasını Versin”….

Az önce akşam yemeğimi dişlerimi sıkarak yedim. Burda sizinle paylaşmak için koşa koşa geldim bilgisayarın başına ve birkez daha teşekkür ediyorum bana bu fırsatı veren “Dost“uma. Ana haber bültenini izliyordum yemek yerken. Belki bi kısmınız görmüşsünüzdür haberi ve görüntüleri ama ben burdan görmeyenlere aktarmak istiyorum. Geçenlerde sizinle paylaştığım “MinibüsÇÜ” olayına benzer bir olay beni bu denli kızdıran.

Yine başkent’imizde yaşanmış olay(başkentin başharfini büyük yazmak istemiyorum artık çünkü saygınlığını yitirdi benim gözümde). Hemde çankaya’da… Kendini bilmez 3-4 mahalle delikanlısı (Sözünün eri, dürüst, namuslu işte delikanlının kelime anlamı, Türk Dil Kurumu sitesinden kopyalayıp aldım) bu açıklamadan sonra bu şahıslara delikanlı denileceğini sanmıyorum. Mahallelerinde bulunan bir markete gidiyorlar. Okumaya devam et

Doğan Cüceloğlu’ndan “Armudun iyisini ayılar yer”

Kaliforniya’ da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi’ nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: Her şeyden önce çok güzel bir kızdı; gözüm gayri ihtiyari ona gidiyordu. İkinci olarak çok iyi bir öğrenciydi; bütün sınav ve ödevlerde en yüksek notu o alıyordu. Ayrıca, çok hanımefendi, çok nezih bir kişiliği vardı. Okumaya devam et

Picasso’nun eline su döküldü…

Hani derler ya bazı sanatçıların eline kimse su dökemez diye Pablo Picasso’da onlardan biri… Sanat anlamında su dökülür mü dökülmez mi tartışılır ama tablolarının değeri konusunda Picasso’nun eline su döküldü. Ünlü ressam (açıkçası öyle ünlü falan dediğime bakmayın bende adını ilk kez bu olayla duydum) Damien Hirst’in Londra’da düzenlediği müzayede de Picasso’nun rekoru kırıldı. Okumaya devam et

28 yıl sonra gine 12 eylül..

ezberletilmesi ,öğretilmesi ,neden-sonuç ilişkileri iyi analiz edilmesi gereken bir antidemokratik hareket 12 eylül darbesi . darbe öncesinden öte sonrasına değincem gine . her demokratik platformda ,gazetede ,dergide yazan birşey ama hafızalara kazınmalı ki ,unutulmamalı ki bir daha 12 eylül yaşanmasın , teşebbüs dahi olmasın! Okumaya devam et

dünya ,ülke,spor,yerel..

o kadar çok yazacak şey var aslında, ilk olarak yapılacak hatta bugün yapılacak olan “çılgın deney” başlıbaşına bir olay. yaklaşık 10 yılın emeği ,araştırması var ve sonucunda dünyamızın ,galaksimizin nasıl oluştuğuna dahil sonuclar elde edilecek ,hipotezler teori olacak ,teoriler yasa olacak. yada hepberaber karadeliğe doğru ” V “hızıyla gidecez. Okumaya devam et

Peki Biz Ne Zaman Gelişeceğiz?

Sizlere yine fıkra gibi bir olay anlatacağım. Gülenler gülüp geçsinler zaten onların bişey anlamasını beklemiyorum. Duyarlı insanlara sesleniyorum büyük bir hevesle anlayan olur diye. Ankara’da yaşanmış olayımız. Ankara’da tekrarlıyorum “Başkent” Ankara’da bir “Avukat” trafikte kendi özel aracı ile ilerlerken (kesinlikle savunmuyorum çünkü yasal değil) sigara içiyor. Kendine göre belirli misyonlara sahip ancak hiçbir vizyonu olmayan çok sevgili minibüs şoförü “ağabey“imiz bunu görüyor. Okumaya devam et