İçimden Gelen… (1) //// “Yakın Tarihli Bir Cenaze”
Hatırlamaya çalışıyorum da eski cenazeleri hayal meyal birÅŸeyler geliyor aklıma. Yürek burkan yakarışların, uzun uzadıya yakılan ağıtların ve hesapsızca akan gözyaÅŸlarının arasında inadına çocuk olmak. Cenazeevlerindeki çocukluk sendromu en iç yakan ÅŸekilde. Yaramazlıktan çekilen kulağın kırmızılığı, yapılan gürültünün sorumlusu olarak yenilen çimdiklerin morluÄŸu, ertesi sabah okula gidecek olmanın sıkıntısı ve sürekli içerden gelen katıla katıla aÄŸlama sesleri. Cenazeevindeki çocukluk sendromu…
Ne kadar kolaydı cenazeevinde çocuk olmak… Hiçbir misyonun yoktu uslu durmak dışında. Onu da yerine getirmesende olurdu. “Çocuk iÅŸte anlamıyor ki” denirdi bir kulağından girip, bir kulağından çıkar halde. GözyaÅŸlarının içine sevinçle gidilirdi nedense. Elde oyuncakla gidilirdi herhalde. Uzun zamandır görmediÄŸin akranın olan akrabaların, oyun oynamak için iyi bir fırsat, çocuk olduÄŸun için mecburen sana ayrılan bir oda, geç yatma özgürlüğü ve gözleri kançanağı olan teyselerden görülen ÅŸefkat. Ne kadar kolaydı cenazeevinde çocuk olmak…
Biraz karmaşıktı cenazeevinde genç olmak… Ölümün soÄŸukluÄŸunu hissetmek usul usul. Alıp verilen son nefeslerin heyecanı. Yatakta yatan birisi ve evde koptu kopacak fırtınanın öncesindeki sessizlik. Ağıza pamukla verilen son su ve yapılan son görev. “Yarın okul var seni eve götürsünler” sözleri ile son bulan “ben artık büyüdüm, bende burda olmalıyım” arzusu. Derken kopan fırtına ve baÅŸlayan matem. Yatakta yatan birisi ama artık yüzü de örtülü. Hissedilen ilk ölüm acısı… Son görev olarak bilinen toprak atmaya yetecek kadar boya sahip olmak. Biraz karmaşıktı cenazeevinde genç olmak…
Çok zormuÅŸ cenazeevinde büyük olmak… Ölüm sessizliÄŸinin tam ortasında durmak. Ağızdan çıkan kelimelerin havada uçuÅŸmaması için çaba göstermek. YaÅŸlı gözlerin sürekli çakışması. Üzerindeki kıyafetin bile renginden rahatsız olup bir siyaha ihtiyaç duymak. MeÄŸer ne zormuÅŸ birini uÄŸurlamak… MeÄŸer ne zormuÅŸ ölümün farkında olmak…
MeÄŸer ne zormuÅŸ matemde büyük olmak…
