yanlış adreste değilsiniz ,blogunluk.com aynı zamanda eksANtirik.net ...

kene ,kene’den korunma yolları ve kenenin artış sebebi ile ilgili teori..

önceden kuÅŸ gribi vardı ,ondan önce deli dana vardı tabii ama onu et yemeden hallettik ,koruduk kendimizi  . bir ÅŸekilde o tehlike püskürtüldü.kuÅŸ gribide deli dana gibi püskürtüldü gibi gözüküyor. en azından öyle umuyorum. ama ÅŸimdiki tehlike bir nevi görünmez tehlike . çalı çırpı, ot, toprak ,aÄŸaç üstünde evlerde ,bazen deniz kenarlarında …

kene’den bahsediyorum evet!!

son zamanlarda hepimizin toprağa ,çimene basmaya korkutan kene ısırması sonucunda oluşan  (KKKA) Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığı hepimizi paranoyak etmiş durumda.

özellikle sokak’ta evcil hayvan besliyenler iki kat daha tedirgin durumda. hal böyle olunca çeÅŸitli önlemler almak gerekiyor.

mesela evcil hayvanınız var ise , gerekli önlemleri  almanız gerekiyor.  pire tasması veya gerekli parazit ilacı gibi.

yada kendimiz için uzun paçalı tercih etmek gerekiyor.  bunun gibi aklına gelebilcek birçok önlem var tabiyki..

durum ciddi , hal böyle olunca bunlarla ilgili ufak bir araştırma yaptım ve sizlerle paylaşıyorum

işte o araştırma:

hastalık Keneler aracılığıyla insanlara bulaşır. Ülkemiz, kenelerin yaşaması için oldukça uygun bir coğrafyadır. Hyalomma soyuna ait keneler ülkemizde oldukça yaygındır. Keneler kan emerek beslenirler. Küçük omurgalılar, yerde beslenen kuşlar gibi çeşitli hayvanlardan kan emerken bu virusleri alırlar, vücutlarında taşırlar ve tekrar kan emerken bu virusleri bulaştırırlar. Ayrıca bu virusu taşıyan insan ve hayvanların kan ve vücut salgıları ile temasla da hastalığın bulaşabildiği bilinmektedir. Özellikle hayvancılık ile uğraşanlar ve kırsal kesimde yaşayanlar risk altındadır.

KKKA HASTALIK NASIL BELİRTİ VERİR?

Kene ısırdıktan sonra hastalık belirtileri ortaya çıkana kadar geçen süre 1-3 gündür, ancak 9 güne kadar uzayabilir. Kene ısırığı olmadan, bu virusu taşıyan hayvan ve insanların kan veya vücut salgıları ile teması sonrası gelişen bulaşlarda belirtiler 5-13 gün gibi daha uzun bir sürede ortaya çıkabilir.
Hastalık kene ısırmasından sonra halsizlik, iştahsızlık, ateş, baş ağrısı, kollarda ve bacaklarda şiddetli ağrı ile başlayabilir. Bulantı, kusma, karın ağrısı olabilir. İlk günlerde gözlerde kızarma, göğüste ve yüzde noktasal kanama alanları görülebilir, bunlar tüm vücuda yayılarak morluklara dönüşebilir. Ayrıca burun ve dişeti kanamaları gibi vücudun farklı yerlerinden kanamalar görülebilir. Genelde karaciğer tutulumu olur, ağır olgularda böbrek ve akciğerlerde hastalanır.
Son iki hafta içinde kene ısırmış olanların, hayvan salgı veya kanlarıyla temas öyküsü olanların ya da KKKA olduğu bilinen biriyle temas etmiş olanların halsizlik, iştahsızlık, ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi belirtileri olduğunda hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir. Önemli olan hastalıktan şüphelenmektir, Yapılacak ileri tetkiklerle tanı konabilir. Destek tedavisi ve özel tedaviler ile hastalık kontrol altına alınmaya çalışılır. Ancak öldürücü seyredebilir.

KKKA’ DAN KORUNMANIN YOLLARI:

” Hayvanlarda kene mücadelesi yapmak gereklidir.
” Kırsal alanlara gidildiÄŸinde mümkün olduÄŸunca kapalı giysiler giyinmek gereklidir. Kenelerin elbise içine girebileceÄŸi yerler kapatılmalıdır. Açık alanlardan dönüşte elbiseler kene varlığı açısından kontrol edilmelidir.
” Vücuda yapışmış bir kene görüldüğünde bir cımbız ya da pens ile deriye yapıştığı yerden tutarak, saÄŸa sola sanki çivi çıkarıyormuÅŸ gibi oynatarak geriye doÄŸru çekerek çıkartılır. Kene elle öldürülmemelidir ya da üzerine vurulmamalıdır. Alkole ya da çamaşır suyuna atarak öldürülebilir. Kenenin çıkarıldığı yer tendürdiyot ya da alkolle temizlenir.

VE GİNE 12EYLÜL’ün onca  başımıza açtığı dertlerden sonra kene sorununu  12 eylül’den sonra ortaya çıktığını savunan bir teori:

Uzmantv adlı internet sitesine açıklamalarda bulunan Prof. YeÅŸildere,”Keneler eskiden de vardı ama mücadelesi çok iyiydi.12 Eylül’den önce Veteriner Hekim TeÅŸkilatı örgütlü olarak kenelerle mücadele ediyordu. Veterinerler köy köy dolaÅŸarak, kene mücadelesi yapıyorlardı. 80 sonrası teÅŸkilat yok edildi. TeÅŸkilat yok edilince koruyucu veteriner hekimlik yok oldu, saha mücadalesi ortadan kalktı. Bu nedenle kene sayısı çok hızlı bir biçimde arttı” 

ve son olarak kene ile mücadele’de umut olan kene yiyen çekirge haberi:

Birçok insanın yaÅŸamına yitirmesine neden olan keneleri yiyerek hayatını sürdüren bir çekirge türüne Hatay’ın Amanos DaÄŸları’nda rastlandı. Amanoslar’da izine rastlanan çekirge, Kırım Kongo Kanamalı AteÅŸli Hastalığı’nı taşıyan kenelerle mücadele için umut oldu. Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Miktad DoÄŸanlar’ın bitkilere zarar veren böcekler üzerine yürüttüğü araÅŸtırmasında karşılaÅŸtığı kene ile beslenen çekirgenin Tarım ve KöyiÅŸleri ile SaÄŸlık Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Prof. Dr. DoÄŸanlar, türüne ilk kez rastladıkları çekirgelerin yetiÅŸkinlerinin bir günde 20 civarında kene yediÄŸini tespit ettiklerini söyledi. Bu çekirge türünün, Kırım Kongo Kanamalı AteÅŸli Hastalığını taşıyan kenelerle mücadelede kullanılabileceÄŸini aktaran DoÄŸanlar, yetkili kurumların bu konuda çalışma baÅŸlatması gerektiÄŸini belirtti.

“Eremiaphila Dagi” adını verdikleri bu yeni çekirgenin insanların ölümüne neden olan Kırım Kongo Kanamalı AteÅŸi Hastalığı ile ilgili mücadele yöntemlerinde kullanılmasının faydalı olacağını dile getiren DoÄŸanlar, ” Amanos daÄŸlarında bitki koruma ile ilgili çalışma yaparken peygamber devesi gurubundan bir böceÄŸi görünce laboratuara taşıdık ve bunun tür teÅŸhisini yapmaya çalıştık. Yaptığımız çalışmalarda dünyada yeni bir tür olduÄŸunu ve isminin bu zamana kadar konulmadığını belirledik. Bizde ismini “Eremiaphila Dagi” olarak koyduk. Bu çekirgenin bitkilerde zararlı olan türlerden hangilerini yediÄŸini tespit etmek için laboratuarda çalışmalar yaparken elimizde bulunan kenelerden de yediÄŸini gördük Bunun üzerine Kırım Kongo Kanamalı AteÅŸi Hastalığı vektörü olan kenelerin bu böcekle kontrol edilebileceÄŸini ve bu konularda çalışma yapılabileceÄŸini düşünüyoruz. AÄŸustos ve temmuz ayının 2. yarısında ergin hale gelen bu böcek yumurtlama döneminde aÅŸağı yukarı 20 tane kene yediÄŸini laboratuardaki çalışmalarımızdan tespit ettik.” ÅŸeklinde konuÅŸtu

Kenelerle mücadelede bu çekirgeyle ilgililerin daha detaylı bir çalışma yapması gerektiÄŸini belirten Prof. Dr. Miktad DoÄŸanlar, özellikle Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığının bu konuya yönelik elemanlarıyla birlikte devriye girmeleri ve bu böceÄŸin sorun olduÄŸu İç Anadolu Bölgesi’nde özellikle Tokat, Sivas, Çorum ve diÄŸer yörelere taşınmasını sözlerine ekledi.

 

Rasgele yazılar

Yazar Hakkında

eksANtirik

insanları bir nebze olsun uyandırmak ,bilinen ezberleri bozmak için web sitesini yayına başladım. uzun yada kısa soluklu bir yol belkide ,ne olursa olsun amacım hem ücretsiz kaynakları paylaşmak ,hemde muhalif olmak için muhalif olmadan birşeylere birazda olsa katkıda bulunmak. insanca yaşam için bir katkı sağlamak..


Yorum Yapın



Bu blog BloggerV.com üyesidir.