Turan Dursun kimdir?
13ekim pazartesi günkü Birgün gazetesini okurken dikkatimi çekti ,okudum .sizlerle paylaşmak istedim. okuyunca sizinde ilginizi çekecektir ,”bu ülkede bunlar oluyodu ,olmuştu bişey daha öğrendim” diyceksiniz benim gibi.
işte okuduğum yazı :
Turan Dursun kimdir?
Sİvas’ın Şarkışla ilçesinin Gümüştepe köyünde 1934 yılında doğdu. İmam olan babası, daha o doğmadan “Basra’da ve Kufe’de bile görülmeyecek bir alim” yapma sevdasındaydı onu. İlkokula göndermedi. Çocukluk hayatı şeyhlerin ve din hocalarının yanlarında çeşitli tekke ve dergahlarda geçti. O yıllarda Turan Dursun’un en büyük amacı babasının belirlediği bu amaca hızla ulaşmaktı. Birkaç yılda öğrenilecek dersleri bir- iki ayda öğreniyordu. Sırf İslam bilgileri çok iyi olan Kürt hocalardan ders alabilmek için üç-dört ayda çok iyi denilebilecek ölçüde Kürtçe öğrendi. “sarf” ve “nahv” denilen Arapça grameri çocuk yaşta öğrendi, hem 11. ve 12. yüzyıl Arapçasını hem de 7. ve 8. yüzyıl Arapçasını bilirdi. On yedi yaşına geldiğinde İcazeti almış ve Kazviniyi okumuştu. Diyanette müftü olabilmek için İlkokulu dışarıdan bitirdi. İlk olarak köy imamlığı yaptı. İstanbul Çarşamba”da Üçbaş ve İsmailağa medreselerinde hocalık yaptı. 1958 yılında ilk olarak Tekirdağ’da müftü yardımcısı olarak göreve başladı. Ardından Gemerek’te, Altındağ’da, Sivas’ta ve son olarak da Sinop’un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulundu. 1958 yıllında başlayan müftülük görevi 1966’da son buldu. Bu yıllar arasında birçok şeye tanık oldu ve sürgün edildi. Müftü iken İslamı, Hıristiyanlığı ve Yahudiliği hem kendi kaynaklarından, hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırıp, kökenlerini aramaya yönelik bilimselliği tartışılan çalışmalar yürüttü. Bu çalışmanın yanında söylenceleri ve efsaneleri de okudu. Bu yoğun çalışmalar dini inancında sarsıntılar yarattı. Şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırgandı. Müftülükleri sırasında bu nedenlerle sürgünleri oldu. 60’lı yıllarda aydın müftü olarak kamuoyunda yankılar getirdi. Kendi deyişiyle İslam’a olan inancını yitirdikten sonra 1965 yılında müftülüğü bıraktı. Turan Dursun, Diyanet’deki görevinden ayrıldıktan sonra 1966 yılında TRT’de çalışmaya başladı. TRT’den emekli olduktan sonra “Kur’an Ansiklopedisi”ni 1987 yılında bitirdi. 1989 yılında haftalık 2000’e Doğru Dergisi” nde yazı yazmaya başladı. Pek çok yazısını da bu dergide yazdı. Bu yazıları nedeniyle İslami çevrelerden çok büyük tepki aldı. Süleyman Ateş, Yaşar Nuri Öztürk gibi pek çok İslamcıyı kalemiyle yanıtlamasını bildi. Turan Dursun 1990 yılında evinin önünde kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü.
***
Bir müftünün sürgün nedenleri
Sİvas’tan Sinop”a sürgün edilmesinin nedenleri şunlardır:
» Çirkinlikleri gidermek.
»Sivas’a bağlı bütün köylere 50’şer ağaç diktirmek.
»Müftülük lojmanı yerine göğüs hastalıkları hastanesinin yapılmasına önayak olmak ve yaptırmak.
»Bu hastanenin yapılması için köylerden ve kasabalardan yardım olsun diye buğday toplamak.
»İmamların eğitimine önem vermek; onları sinemaya götürmek; imamlar için konferanslar vermek; Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak imamlara diploma verilmesini sağlamak; onlar için bu alanda ilk olan “imamları yetiştirme kursları” açmak.
»Sivas’ın Hazar köyündeki su kaynağından yeterince yararlanmak için baraj yapılması için çalışmalar yürütmek.

burda turan aydının ne kadar yanlış düşüncede oldunu çok iyi anlıyorum yazılarını okudum ve gördümki dini çok kötü çarptırmış geçmişteki komünistlerin neler yaptıklerını gördük mesela lenin rusya çarlığı yıkılınca 5 milyon insanı katlermiş stalin 45 milyon rusun acılar içinde açlık sefalet içinde ölümünden sorumlu işte bu komünistler din iman nedir bilmezler kıskançlık edep duyguları yoktur eşlerini birbiriyle paylaşırlar oysa iyi araştırırsanız islamiyetin gittiği yerlere neler götürdüğünü ne kadar doğru bi din olduğunu anlarsınız üstelik medeniyet diye başımızın etini yediğiniz avrupada rönesanstan önce neler varmış avrupa rönesansı nasıl yaşamış bi bunu öğrenin sonuçta rönesansın temelinde endülüs vardır neyse ben anlatmıcam çünkü o kadar yanlış varki ortada doğrular anlatmakla bitmez araştırıp öğrenirseniz asıl medeniyet neymiş o zaman anlarsınız
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem. Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım, Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam. Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum
ne kadar bilgisiz insan var şu güzel ülkemde.Acıyorum.Devrimi inançsızlıkla nasıl bağdaştırıyorsun Seval? Birşey bilmiyorsan atıp tutman mantıklı mı? Yazdıkların hiçbirşey bilmediğinin kanıtı.Seni medeniyete davet ediyorum.Ama senin bahsettiğin medeniyete değiL,benimkine! Yazık,çok yazık.Üzülüyorum böyle şeyler okuyunca.Oraya 2 örnek yazmışsın.Devamı? Araştırın arkadaşLar araştırın.Araştırmadığınız kulaktan dolma şeylere nasıl inanıyorsunuz söylesenize?? Başını kapatıp namaz kılıp oruç tutmakla müslüman olunmuyor.Tanrı aşkı insanın içinde olsun yeter.
@Devrim
Aynen böyle yazmisin: “Tanrı aşkı insanın içinde olsun yeter.”. Bunu insanlar desin sonra bütün pislikleri yapsin, iyimi? Islamin anlami zaten huzur baris demek. Cogunluk senin gibi düsünmeseydi Insanlar saadet icinde yasardi! Islamin Kurallarina herkez uysaydi, Dünya Huzura saadete erismisdi. Turan Dursun gibi insanlar, kendini cok akili sanip herseye tersinden yorum getirmeye calisan insanlardir. Ahiretini bir elde nasil yok etmis böyle bir insan sasiyorum. Demeki Alimden Zalimde olabiliyormus.