yaz sezonuyla birlikte baÅŸlayan deniz anası kabusu…
Ülkemiz denizlerinde zehirli omurgasız hayvanlar grubuna giren canlı türlerinin sayısı oldukça az. Bazılarının zehir etkisi hafifken, az bulunan birkaç tür ciddi zehirlenmelere yol açabilir; fakat öldürücü zehir etkisine sahip canlılar ülkemiz kıyılarında yaşamaz. Ülkemizde en sık görülen zehirli omurgasız hayvan, denizanası (Aurella aurita). Bunun yanında dalış yapanların en sık rastladığı tür de deniz çıyanı (Hermodice carungulata).
Denizanalarının, hidroidlerin ve mercanların içinde bulunduÄŸu ÅŸubeye Cnidaria (Knidliler) denir. Åžubenin bu adı almasının nedeni, vücut üzerinde çeÅŸitli yerlerde bulunan ve “knidoblast” denen zehir hücreleri. Kapsül biçimindeki bu hücrelerin içinde “nematosist” denen ve kıvrılmış tüp ÅŸeklinde yakıcı bir yapı bulunur. Herhangi bir uyarıyla (örneÄŸin bir canlının teması) hücre patlar ve zehir temas eden canlıya geçer. Bir denizanasında bu zehirli hücrelerden binlercesi bulunur. Zehirlenmenin etkisiyse dokuya temas eden nematosistlerin miktarına baÄŸlıdır. AraÅŸtırmalara göre temas sonucunda nematosistlerin %25′i patlar.
Bazı hidroid türleri zemine yapışık yaşarlar ve bitkiye çok benzerler. Birçok dalgıç tarafından bitki zannedilen ve zehirli olduğu pek bilinmeyen bu hayvanlara temas sonucunda zehir, temas eden kişinin vücuduna aktarılır. Zehirin etkisi türlere göre değişmekle birlikte genelde insanlar için büyük tehlike yaratmaz. İlk temastan hemen sonra iğne batıyormuş gibi bir acı hissedilir, ardından kaşınmalar başlar. Zamanla ağrının etkisi geçer.
Denizanaları türleriyse denizlerde zemine bağlı olmadan suda hareket halinde yaşarlar. Hareketleri daha çok akıntılara, gel-git hareketlerine bağlıdır. Vücut yapıları şemsiye şeklindedir. Şemsiyelerinin ucunda çok sayıda nematosistin bulunduğu uzantılar vardır. Ana besinlerini planktonlar oluşturur. Bunun yanında büyük türler, küçük balıkları avlayarak beslenirler. Genel olarak saydam olan bu hayvanlar bazen kirli-beyaz, mavi-beyaz olarak da görülürler.
Türkiye denizlerinde en sık rastlanan denizanası türü olan Aurella aurita, denizle iliÅŸkisi olan herkesin bildiÄŸi bir tür. Ortalama 25-30 cm olan vücut çapları en fazla 50 cm’yi bulur. Üreme dönemlerinde üreme organlarının rengi, mor-menekÅŸe rengini alır. Tüm denizlerimizde bulunurlar. Bu türün yol açtığı zehirlenmeler, genelde hafif kaşıntılar ve kızarıklarla atlatılır.
Kıyılarımızda rastlanan diÄŸer bir denizanası türü Rhisostoma pulmo‘nun vücut yapısı da çan ÅŸeklindedir. Bu türde uzantılar bulunmaz. Nematosistler ağız kolları üzerinde ve ÅŸemsiyenin çevresinde bulunurlar. Denizlerimizde yaÅŸayan en büyük denizanalarından biridir. Vücut çapı 70 cm’yi bulabilir. Planktonlarla beslenirler.
Rhopilema nomadica ise kıyılarımız için yeni bir denizanası türü. Dış görünüşü Rhisostoma pulmo’ya çok benzeyen bu tür Mersin - TaÅŸucu’nun doÄŸusunda, özellikle yaz aylarında daha fazla görülür ve yüzücüler, balıkçılar ve dalgıçlar için potansiyel tehlike oluÅŸturur.
Plankton: Suyun hareketiyle pasif olarak sürüklenen küçük canlıların genel adı.
ek bilgi:. Dalgaların kıyıya vurması ile oluşan köpükler, plankton adı verilen mikroskobik alglerin yıkımı ile oluşan surfaktanlar sayesinde oluşmaktadır.
