Hikmet Çetinkaya -Politika günlüğü -uyanın, sırada kim var ?

Emperyalizmin Kolları…

Gecenin sesini soluğunu dinlediniz mi hiç? Hiç, bir yıldızın kayıp gidişinde yitip giden yılları düşündünüz mü?

Bazen anılar biter, düşünemez insan…

Gazze vurulurken, orada çocuklar ölürken, hastalık, açlık ve sefalet sürerken, İsrail’in acımasız kuşatması altında ağlayan analar, babalar çoktan unutulmuştur.

Akdeniz’in kıyısında martıların yakarışlarına karışır çocukların hıçkırıkları…

Gölge gibi bir havada dağılır türküler, gökten ateş yağmuru yağarken…

Şimdilerde Trablus üzerine yağıyor emperyalizmin ateş yağmuru…

***

ABD, İngiltere, İtalya, Hollanda petrol kuyularının hesabını yapıyor.

Biz de alkışlıyoruz tüm gücümüzle onları…

Önce Mısır, Tunus, Libya…

Sırada Suriye var bilesiniz.

Cezayir’in bağımsızlık savaşını unuttuk…

1974 yılında Türkiye’nin Kıbrıs’a yaptığı Barış Harekâtı’nı…

THY uçaklarının koltukları sökülmüş, Libya’dan silah ve uçak yakıtı getirilmişti gizlice. CHP-MSP hükümet ortaklığının Gümrük Tekel Bakanı Mahmut Türkmenoğlu anlatmıştı bana uzun uzun…

Demişti ki:

“Eğer Kaddafi silah ve uçak yakıtı vermeseydi biz Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştiremezdik…”

80’li yılların ortalarında, ölümünden bir süre önce anlatmıştı Türkmenoğlu bana bunları, Urla’nın Bademler köyünde…

***

Trablus’u NATO uçakları bombalıyor ve ulus olarak çok seviniyoruz.

Emperyalizmin ağababalarına şakşakçılık yapıyor, Esad’a “aklını başına topla” diyoruz.

Yakın tarihini bilmeyen, anlamayan bir toplum olduk. Emperyalizmin taşeronluğuna savunduk… Kandil Dağı’ndaki teröristleri dinlemiyoruz ama Genelkurmay karargâhını dinliyoruz.

Saddam, Mübarek, Kaddafi ve Esad…

Evet bunlar diktatördü… Kendi ulusları için çok şey yaptılar önceleri.

Zamanı geldiğinde bir kenara çekilmediler, çocuklarını, akrabalarını önemli görevlere getirdiler.

Hüsnü Mübarek tam 30 yıl ABD’nin bir dediğini iki etmedi, Gazze sınır kapısını bile kapattı, orada yaşayan insanlar açlıktan kırılıp ölsünler diye.

Mübarek devrildi…

Şimdi demir kafes içinde iki oğluyla birlikte yargıya hesap veriyor.

***

Mısır’da, Suriye’de, Libya’da demokrasi yokmuş…

Peki, Suudi Arabistan’da demokrasi var mı?

Suriye’de, Mısır’da kadınlar otomobil kullanır, kahvelerde erkeklerle nargile içer, meyhanede içkisini yudumlar…

Ya Suudi Arabistan’da?

Bakkala bile gidemez tek başına kadın…

Esad’a, Kaddafi’ye karşı bir tepki olduğu kesin…

Bu tepkiyi körükleyenler kim?

Emperyalist devletler!

Bu işi orada Müslüman Kardeşler adlı örgütle gerçekleştirdiler.

Masum insanlar öldürülerek, mezhepsel ve etnik kimlikler üzerinde oyunlar oynanarak demokrasi ve özgürlükler dünyanın hangi ülkesine gelmiş söyler misiniz?

Türkiye, Umur Talu’nun deyişiyle “Ortadoğu demokratı” oldu… Saddam’ı İran’a saldırtan CIA değil, bendim…(!)

***

Ne çabuk unuttuk Halepçe katliamını diktatöre yaptıran emperyalist gücü?

Kimdi Kuzey Irak’ta Türk askerlerinin başına çuval geçirip, aşağılayan ABD’li komutan?

El Kaide’yi, Taliban’ı, Lübnan Hizbullahı’nı yaratanları anımsamak bile istemiyoruz nedense… Artık “Ortadoğu demokratı” olduk… 90’lı yıllardaki faili meçhul cinayetlerin bile üzerine gitmiyoruz… Yok yok, gidiyoruz… Sadece tetikçileri yakalayıp içeriye atıp buyruk verenlere dokunmuyoruz… Türk Hizbullahı’nın Batman’da kimler tarafından eğitildiğini unutuyoruz.

Dersimiz demokrasi ve özgürlükler…

Sivilimiz, askerimiz, hepimiz…

Sağa sola ders verip kendi yakın tarihimizle yüzleşmekten çekiniyoruz…

***

Gecenin soluğu, yitip giden yıllar, altüst olan düşünceler…

Gazze vurulurken, gökten ateş yağmuru yağarken neredeydiniz?

Hikmet Çetinkaya’nın politika günlüğü köşesinden alıntıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir