yanlış adreste değilsiniz ,blogunluk.com aynı zamanda eksANtirik.net ...

İbrahim Kaypakkaya kimdir ?

1949 yılında Çorum’un Sungurlu ilçesinin Karakaya Köyü’nde doÄŸdu. İlkokulu bitirdikten sonra HasanoÄŸlan Öğretmen Okulu’na girdi. Öğretmen Okulunun ardından İstanbul’daki Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na baÅŸladı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi - Fizik Bölümü öğrencisi olan Kaypakkaya, sol düşüncelerle burada tanıştı. Mart 1968′de Çapa Fikir Kulübü’nün kurucuları arasında yer aldı. Çapa Fikir Kulübü’nün baÅŸkanı olan Kaypakkaya, 6. Filo’ya karşı bildiri yayınladığı gerekçesiyle Kasım 1968′de okuldan atıldı.
Yoksul bir ailenin çocuğuydu.  Çok başarılı bir öğrenci olan Kaypakkaya, arkadaşları arasında seviliyor, yazları köyüne giderek ailesine destek oluyordu.

Devrimci düşünceyle ilk kez HasanoÄŸlan Öğretmen Okulu’nda tanışan Kaypakkaya, bu okulu “pekiyi” dereceyle bitirdikten sonra Yüksek Öğretmen Okulu’na gitti. Bir yıl burada hazırlık sınıfında okuduktan sonra İstanbul’da Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na baÅŸladı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü öğrencisiydi.

Bu yıllarda özellikle devrimci gençliğin anti-emperyaltst mücadelesine yakın ilgi duydu. Sosyalist düşünceyi benimseyip, okuldaki arkadaşlarıyla birlikte Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) İstanbul Sekreterliği ile ilişki kurarak, kendi okullarında da örgütlenmek için çalışmalara başladı.

Bu yıllarda Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi olan Kaypakkaya, siyasal düşüncelerinin yanı sıra sanata ve edebiyata olan eÄŸilimi ve her konudaki bilgisi, alçakgönüllü kiÅŸiliÄŸi ile dikkati çekti. Mart 1968′de Çapa Yüksek Öğretmen Okulundaki arkadaÅŸlarıyla birlikte FKF’ye baÄŸlı Çapa Fikir Kulübü’nü kurdu. Kurucuları arasında Muzaffer OruçoÄŸlu’nun da olduÄŸu örgütün kuruluÅŸu okul yönetimi tarafından tepkiyle karşılandı. Yüksek Öğretmen Okulu’ndaki devrimci öğrencilere karşı baskı ve sindirme politikası baÅŸlatıldı.

Fikir Kulübü’nün baÅŸkanı olan İbrahim Kaypakkaya, 6. Filo’ya karşı bildiri yayınladığı gerekçesiyle Kasım 1968′de okuldan atıldı. Buna karşı Danıştay’dan yürütmeyi durdurma kararı almasına raÄŸmen, bozulan karar okul yönetimi tarafından uygulanmadı ve Kaypakkaya’nın Çapa Yüksek Öğretmen Okulu ile olan iliÅŸkisi kesildi. Bu dönemde 6. Filo’ya karşı eylemlere, öğrenci örgütlerinin düzenlemiÅŸ olduÄŸu gösterilere katılan Kaypakkaya, FKF ve TİP içinde baÅŸ gösteren ayrılıklarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüşünü benimsedi.

Okuldan atıldıktan sonra çeÅŸitli iÅŸlerde çalıştı, bu arada matematik dersi vererek yaÅŸamını sürdürdü. Yine bu yıllarda özellikle İşçi-Köylü gazetesinin İstanbul’daki bürosunda çalışan ve gazetenin satışı dahil her türlü günlük iÅŸini yapan Kaypakkaya, burada ve Aydınlık, Sosyalist Dergi ile Türk Solu’nda çeÅŸitli yazılar yazdı.

1969′da Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun genel kurulundan sonra MDD görüşünü benimsemiÅŸ olanlar arasında baÅŸ gösteren ayrılıkta, DoÄŸu Perinçek ve arkadaÅŸlarının başını çektiÄŸi Proleter Devrimci Aydınlık (PDA) çevresiyle birlikte davrandı. 1969 ve 1970′de yoÄŸunlaÅŸan kitlesel eylemlerin büyük bir bölümünde yer aldı. Silivri’de DeÄŸirmenköy’deki toprak iÅŸgalini destekledi. Bu nedenle bir süre gözaltına atındı. O yıllarda meydana gelen Demir Döküm, Pertrix, Sungurlar, Gıslaved vb. gibi işçi eylemlerini de destekleyen Kaypakkaya, 1971 ‘de Çorum ve yöresini gezerek, buradaki izlenimlerini “Çorum İlinde Sınıfların Tahlili” adı altında kaleme aldı.

Bundan sonra bir süre Malatya, Tunceli ve Gaziantep yörelerinde örgütsel etkinlikte bulundu. Bu arada sıkıyönetimin ilanıyla birlikte aranmaya baÅŸladı. 1972′de o güne kadar birlikte olduÄŸu PDA çevresiyle ideolojik anlaÅŸmazlığa düştü. Aynı yıl Türkiye İhtilalci İsçi Köylü Partisi’nden koparak, birlikte olduÄŸu arkadaÅŸlarıyla Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist (TKP-ML) adlı örgütle ona baÄŸlı olan Türkiye İşçi Köylü KurtuluÅŸ Ordusu’nu (TİKKO) kurdu.

Özellikle Malatya, Elazığ ve Tunceli civarında örgütlenen TKP-ML’nin aynı zamanda ideolojik önderliÄŸini de yapan Kaypakkaya, 24 Ocak 1973′te Tunceli’de Vartinik-Mirik mezralarında güvenlik güçleri tarafından sarıldı. Çıkan çatışmada yakın arkadaşı Ali Haydar Yıldız öldürüldü, kendisi yaralandı. Birlikte olduÄŸu diÄŸer arkadaÅŸları kaçmayı baÅŸardılar.

Yaralı olarak kaçan ve beÅŸ gün köylerde saklanan İbrahim Kaypakkaya, 29 Ocak 1973′te kaldığı köyde bir öğretmenin ihbarı üzerine ele geçirildi. Yaralı olmasına raÄŸmen yürütüldü. Buradan ayakları donmuÅŸ olduÄŸu halde Diyarbakır’a getirildi. Daha sonra hastaneye yatırıldı, bu arada ayaklarının kesilmesine izin vermemesine karşın yemeÄŸine ilaç konularak donmuÅŸ olan ayakları kesildi.

İyileÅŸtikten sonra günlerce iÅŸkenceye maruz kalan Kaypakkaya, sorgusunda hiçbir biçimde kendisini ve örgütünü baÄŸlayacak ifade vermedi. 16 Mayıs 1973′te yeniden sorguya götürüldükten iki gün sonra Diyarbakır’a gelen babasına intihar ettiÄŸi söylendi ve parçalanmış cesedi teslim edildi. Bu olay o dönemde bağımsız milletvekili olan Mehmet Ali Aybar tarafından bir soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) getirildi.

kaynak:wikipedia

Önerilen yazılar

Yazar Hakkında

eksANtirik

insanları bir nebze olsun uyandırmak ,bilinen ezberleri bozmak için web sitesini yayına başladım. uzun yada kısa soluklu bir yol belkide ,ne olursa olsun amacım hem ücretsiz kaynakları paylaşmak ,hemde muhalif olmak için muhalif olmadan birşeylere birazda olsa katkıda bulunmak. insanca yaşam için bir katkı sağlamak..


Yorum Yapın



Bu blog BloggerV.com üyesidir.